İnsan olmanın toplumsal anlamı

0

Diş Hekimi – Laser & İmplant Uzmanı Hüseyin Özkahraman ON2AY Haber Sitesi için yazdı…

CHP, Hüseyin Özkahraman, diş hekimi, yazısı

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir. Bireyin gerçek anlamda “insan” olabilmesi, içinde yaşadığı toplumla kurduğu ilişkiler, benimsediği değerler ve bu değerleri davranışlarına yansıtabilmesiyle mümkündür. Aileden başlayarak yakın çevre aracılığıyla aktarılan kültürel ve ahlaki miras, kişilik gelişiminin ve toplumsal uyumun temelini oluşturur.

Toplumsal düzenin temel taşı: dürüstlük

İnsanlık tarihinin en eski ve en evrensel değerlerinden biri olan dürüstlük, yalnızca bireyler arası ilişkilerde güven duygusunu besleyen bir erdem değildir. Aynı zamanda toplumsal düzenin, hukukun ve adalet anlayışının ayakta kalabilmesinin de temel şartıdır.
Dürüstlük; başkasının hakkına, onuruna ve yaşam alanına saygıyı zorunlu kılar. Bu yönüyle bireysel ahlak ile toplumsal etik arasında kurucu bir bağ niteliği taşır.

Güvenin olmadığı yerde toplum ayakta kalmaz

İnsanlaşma süreci, biyolojik evrimin ötesinde ahlaki ve kültürel bir yolculuktur. İnsan; sevmeyi, paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte yaşamayı bu süreçte öğrenmiştir. Ancak bu değerler arasında dürüstlük, insanı insan yapan en ayırt edici ölçütlerden biri olarak öne çıkar.
Yalanın, aldatmanın ve ihanetin egemen olduğu bir ortamda ne bireysel huzurdan ne de toplumsal barıştan söz edilebilir. Güvenin kaybolduğu yerde, birlikte yaşama iradesi de zayıflar.

Dürüstlük bir tercih değil, sorumluluktur

Bu nedenle dürüstlük, yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Kişinin kendisine ve topluma duyduğu saygının en açık göstergesi, doğruluk ilkesine bağlılığıdır.
Özellikle kamusal alanda görev üstlenen, toplumu temsil eden ve kararlarıyla geniş kitleleri etkileyen kişiler için bu sorumluluk çok daha ağırdır.

Siyasette dürüstlük ve etik duruş

Siyaset kurumu, toplumsal güvenin en fazla sınandığı alanlardan biridir. Söylem ile eylem arasındaki tutarlılık, siyasal ahlakın temel ölçütüdür.
Türkiye’nin siyasal yaşamında kurumsal kimliğini ilke, program ve tüzük temelinde şekillendirmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü yapılarda görev alan siyasetçilerden de bu doğruluk anlayışını güçlü biçimde temsil etmeleri beklenir.

Bu bağlamda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, kamusal sorumluluk üstlenmiş CHP’li belediye başkanlarının, her türlü baskı ve tartışmaya rağmen etik duruşlarını koruma çabaları, dürüstlüğün siyasal alandaki karşılığı olarak değerlendirilmelidir. Siyasal tarih, bu tür tutumları mutlaka kayda geçirir.

Sonuç yerine…

Sonuç olarak dürüstlük, bireysel yaşamda ahlaki tutarlılığı, toplumsal yaşamda ise güven ve istikrarı mümkün kılan temel bir değerdir. İnsanı insan yapan, toplumu ayakta tutan bu erdemin korunması ve yaşatılması, yalnızca bireylerin değil, kamusal sorumluluk taşıyan herkesin ortak görevidir.

on2aybahcelievler.com haber sitesinde yayınlanan makalelerin tüm bilimsel, içeriğe dair, dilsel, yasal sorumluluğu yazarlarına aittir

What do you feel about this?

Bir yanıt yazın

error: İçerik korunmaktadır !!