Ara seçimlerin şifreleri ve CHP gerçeği
Bahçelievler’in yakından tanıdığı siyasetçi, Diş Hekimi, Lazer ve İmplant Uzmanı, İmplant ve Diş Eti Hastalıkları Uzmanı Hüseyin Özkahraman, 7 Haziran’da altı beldede yapılan ara seçimlerin sonuçlarını ON2AY Haber için değerlendirdi. Özkahraman’a göre ortaya çıkan tablo yalnızca iktidarın başarısı değil, aynı zamanda muhalif seçmenin CHP’ye verdiği önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

BELDELERDEKİ SONUÇLAR VE CHP’YE VERİLEN MESAJ
7 Haziran 2026 tarihinde altı beldede gerçekleştirilen ara seçimlerin sonuçları, siyasi açıdan dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli veriler ortaya koymuştur. Altı beldenin beşinde Cumhur İttifakı adaylarının seçimi kazanmış olması ilk bakışta iktidar lehine güçlü bir tablo gibi görünse de, bu sonuçları doğrudan bir referandum ya da genel seçim provası olarak değerlendirmek doğru olmayacaktır.
Yerel seçimlerin kendine özgü dinamikleri vardır. Seçmen davranışını doğru okuyabilmek için yalnızca sandıktan çıkan sonuca değil, sonucun arkasındaki nedenlere de bakmak gerekir.
ARA SEÇİMLERİN VERDİĞİ SİYASİ MESAJ
Son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler, özellikle CHP içerisinde yaşanan tartışmalar ve yönetim krizleri, seçmen psikolojisini doğrudan etkilemiştir. CHP’nin oy kaybettiği yönündeki değerlendirmeler belirli ölçüde doğru olsa da, yaşananları yalnızca oy oranları üzerinden okumak eksik bir yaklaşım olacaktır.
Dikkat edilmesi gereken asıl nokta, seçmenin önemli bir bölümünün sandığa gitmeyerek ya da siyasetten uzaklaşarak tepkisini göstermiş olmasıdır. Bu durum, klasik bir oy kaybından daha derin bir anlam taşımaktadır.
MUHALEFETTEKİ GERİLİM GÜVENİ ZEDELİYOR
Toplumun geniş kesimlerinde son dönemde yaşanan gelişmelere yönelik bir rahatsızlık olduğu görülmektedir. İktidarın yürüttüğü yoğun propaganda çalışmalarının etkisi yadsınamaz. Ancak muhalefetin kendi içinde yaşadığı sorunların bu etkinin büyümesine zemin hazırladığı da açıktır.
Özellikle CHP’de uzun süredir devam eden karşılıklı suçlamalar, çift başlı görüntü ve parti içi gerilimler seçmendeki güven duygusunu aşındırmaktadır. Bugün iktidarın ekonomik krizin tüm etkilerine rağmen seçim kazanabilmesinin nedenlerinden biri de muhalefetin yaşadığı bu güven sorunudur.
SEÇMEN ALTERNATİF ARIYOR
Sorun yalnızca iktidarın başarısı değildir. Aynı zamanda muhalefetin seçmene umut verme kapasitesindeki zayıflamadır.
Seçmen, iktidardan memnun olmasa bile kendisini temsil edecek güçlü, tutarlı ve kararlı bir alternatif görmek istemektedir. Bu beklenti karşılanmadığında ise sandığa gitmeme ya da siyasetten uzaklaşma eğilimi ortaya çıkmaktadır.
CHP SEÇMENİNİN İTİRAZI
Bu ara seçimler CHP açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir. Çünkü ortada yalnızca seçim sonuçları değil, seçmenin verdiği açık bir siyasi mesaj bulunmaktadır.
CHP seçmeni genel olarak siyaseti yakından takip eden ve demokratik süreçlere önem veren bir seçmen kitlesidir. Bu seçmen, iradesine sahip çıkılmasını, tercihine saygı duyulmasını ve parti içi demokrasinin işletilmesini beklemektedir.
Seçmenin önemli bir bölümü adeta şu itirazı dile getirmektedir:
“Ben oy veriyorum, tercih yapıyorum. Ancak daha sonra benim irademi tartışmalı süreçlerle, karşılıklı suçlamalarla ve bitmeyen iç kavgalarla değersizleştiriyorsunuz.”
Bu algının giderek yaygınlaştığı görülmektedir.
CHP’NİN ÖNÜNDEKİ GÖREV
Ortaya çıkan tabloyu yalnızca iktidarın başarısı olarak değerlendirmek eksik kalacaktır. Burada aynı zamanda umutsuzluğa sürüklenen, motivasyonu düşen ve siyasete olan güveni zedelenen muhalif seçmenin sessiz tepkisi de bulunmaktadır.
CHP’nin önündeki temel görev, seçmenin verdiği bu mesajı doğru okumaktır. Parti içi demokrasi güçlendirilmeli, kişisel hesaplaşmaların yerine ortak mücadele anlayışı hâkim kılınmalıdır. Toplumun beklentileriyle bağ kuran, halkın günlük sorunlarına çözüm üreten ve örgütlü mücadeleyi büyüten bir siyaset anlayışı yeniden inşa edilmelidir.
DEMOKRASİ ÖNCE PARTİ İÇİNDE YAŞAMALI
Unutulmamalıdır ki kendi içinde demokrasiyi tam anlamıyla yaşatamayan siyasi yapıların ülke ölçeğinde verecekleri demokrasi mücadelesi toplum nezdinde yeterince inandırıcı olmayacaktır.
Seçmen yalnızca söylenenlere değil, yapılanlara da bakmaktadır. Bugün verilen mesajın doğru okunmaması halinde benzer sonuçların gelecekte daha ağır biçimde ortaya çıkması mümkündür.
Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey; kavga değil birlik, ayrışma değil dayanışma, kişisel hesaplar değil halkın çıkarlarını merkeze alan bir siyaset anlayışıdır. CHP’nin ve genel olarak muhalefetin yeniden yükselişi ancak halkın iradesine koşulsuz saygı duyan, demokratik işleyişi içselleştiren ve umut üreten bir siyasi çizgiyle mümkün olacaktır.
………………………………………………………………………………………………………
on2aybahcelievler.com haber sitesinde yayınlanan makalelerin tüm bilimsel, içeriğe dair, dilsel, yasal sorumluluğu yazarlarına aittir…
