“Gündem değişir, gerçekler değişmez”

0

Bahçelievler’de siyaset yapan, sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler üstlenen ve ilçenin sorunlarını yakından takip ederek kamuoyuna taşıyan Erol Kuş, bugünden itibaren yazılarıyla ON2AY Haber Sitesi’nde olacak. İlçe halkının yakından tanıdığı Kuş, gündeme ilişkin değerlendirmelerini ON2AY’ın “Misafir Kalem” köşesinde okuyucularla paylaşacak.

Erol Kuş, Salazar’ın 3F’sinden Türkiye’nin 3F’sine mi

Portekiz’de bir dönemin simgesi hâline gelen “Fado, Fátima ve Futebol” üçlemesi, toplumun ekonomik ve siyasi sorunlardan uzaklaştırılmasını anlatmak için kullanıldı. Peki bugün Türkiye de futbol, festival ve inanç üzerinden şekillenen kendi “3F”siyle mi karşı karşıya?

Portekiz’i 1932’den 1968’e kadar, tam 36 yıl boyunca yöneten António de Oliveira Salazar dönemini anlatmak için yıllardır kullanılan bir “3F” benzetmesi vardır: Fado, Fátima ve Futebol…

Başka bir ifadeyle müzik ve eğlence, din ve futbol…

Bu üçleme zaman içerisinde toplumun ağır ekonomik ve siyasi sorunlardan uzaklaştırılmasını anlatan sembolik bir tanımlamaya dönüştü.

Bugün Türkiye’ye baktığımızda ise insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Biz de kendi 3F’mizle mi yönetiliyoruz?

FUTBOL GERÇEK GÜNDEMİN ÖNÜNE Mİ GEÇİYOR?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ülkenin geleceğini yıllarca etkileyebilecek son derece önemli meseleler tartışılırken, kamuoyunun gündemi bir anda futbola ve yüksek maliyetli transferlere yönelebiliyor.

Bir futbolcunun uçağı kalktı mı, havalimanına indi mi, kaç kişi tarafından karşılandı, hangi numaralı formayı giyecek derken televizyonların ve sosyal medyanın gündemi tümüyle değişebiliyor.

Buradaki mesele elbette futbol değildir. Futbol, milyonlarca insanın ilgiyle takip ettiği önemli bir spor ve aynı zamanda büyük bir endüstridir.

Asıl sorgulanması gereken; futbolun, siyasetin ve ülkenin gerçek gündeminin önüne geçirilip geçirilmediğidir.

FESTİVALLER SORUNLARIN ÜZERİNİ Mİ ÖRTÜYOR?

Fado’nun Türkiye’deki karşılığı ise âdeta festivaller ve eğlence kültürü hâline gelmiş durumda.

Kültür Yolu Festivalleri, belediyelerin düzenlediği konserler ve ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen organizasyonlar…

Elbette toplumun sanata, kültüre ve eğlenmeye ihtiyacı vardır. İnsanların günlük hayatın sıkıntılarından bir süreliğine de olsa uzaklaşması doğaldır. Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ancak ekonomik sıkıntıların bu kadar ağır hissedildiği bir dönemde, eğlence gündeminin vatandaşın gerçek sorunlarının üzerini örtüp örtmediğini de sorgulamak gerekir.

Konserler ve festivaller konuşulurken hayat pahalılığı, işsizlik, geçim sıkıntısı ve vatandaşın her geçen gün azalan alım gücü ikinci planda kalmamalıdır.

İNANÇ DEĞİL, LİYAKAT VE ADALET TARTIŞILMALI

Üçüncü ve en hassas başlık ise inançlar ve cemaatlerdir.

İnanç kutsaldır. Tartışılması gereken, insanların dini inançları veya bu inançları yaşama biçimleri değildir. Herkes inancını özgürce yaşama hakkına sahiptir.

Ancak toplumda bir cemaate ya da belirli bir yapıya yakın olmadan kamuda işe girmenin, görevde yükselmenin veya işlerini çözmenin zor olduğu yönünde bir algı oluşmuşsa burada ciddi bir liyakat ve adalet sorunu var demektir.

Bu tür iddiaların genellemeler üzerinden değil, somut delillerle ve hukuka uygun biçimde araştırılması gerekir. Çünkü devlet yönetiminde esas alınması gereken aidiyet değil; ehliyet, liyakat, adalet ve eşitliktir.

TÜRKİYE’NİN YENİ 3F’Sİ Mİ?

Bugün Türkiye’nin yeni “3F”si acaba;

Futbolla oyalamak, festivallerle eğlendirmek, inanç ve aidiyetler üzerinden yönlendirmek anlayışına mı dönüşüyor?

Futbol oynansın…

Festivaller düzenlensin…

Herkes inancını özgürce yaşasın…

Ancak bütün bunlar yaşanırken millet; Meclis’te nelerin konuşulduğunu, ekonomide neler yaşandığını, adaletin ve liyakatin hangi durumda olduğunu unutmasın.

Çünkü gündem değiştirilebilir ama gerçekler değiştirilemez.

Not: Bu köşe yazısında yer alan görüş ve değerlendirmelerin tüm sorumluluğu yazara aittir.

What do you feel about this?

Bir yanıt yazın

error: İçerik korunmaktadır !!