Bahçelievler’den İstanbul’a, İstanbul’dan Türkiye’ye uzanan bir hikâye…
Bahçelievler halkının yakından tanıdığı, CHP Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Temel Polat siz, ON2AY Haber Sitesi takipçileri için yazdı…

Bu satırları yazarken çocukluğumun geçtiği sokaklar gözümde canlanıyor. Bahçelievler, benim için sadece bir semt değil; anılarla, dostluklarla, komşu sohbetleriyle dolu bir yaşam alanı. Kimi zaman bir düğünün neşesi, kimi zaman bir cenazenin hüznü paylaşılırdı bu sokaklarda. Bir apartmandan gelen mis gibi börek kokusu, bir başka apartmandaki çay demlenişine karışırdı.
Mahalle olmak böyle bir şeydi işte. Çocukların sokağı kocaman bir oyun alanıydı, anneler kapı önünde birbirine dert anlatır, babalar iş dönüşü selam vermeden geçmezdi. Kapı önlerinde sofralar kurulur anadolunun dört bir yanından gelmiş olan komşularımızla sohbetler edilerek kahvaltılar yemekler yenilirdi. Bayram sabahları, herkes en güzel kıyafetleriyle kapı kapı şeker toplardı.
Zaman geçti, şehir büyüdü, Bahçelievler de değişti. Ama bu değişim, her zaman bu mahallenin ruhuna uygun olmadı ne yazık ki. Beton yükseldi, ama samimiyet biraz eksildi. Yönetimler geldi geçti; ama Bahçelievler’in özüne dair söz hakkı her zaman bu mahallenin gerçek sahiplerinde olmadı. Oysa yerel yönetim dediğin, önce mahalleliyi dinlemeyi bilmeli. Mahalle dediğin de, sadece taşla toprakla değil; dayanışmayla, paylaşmayla, birbirine sahip çıkmayla yaşar.
Bugün sadece Bahçelievler’i değil, İstanbul’u ve Türkiye’yi de etkileyen bir süreçten geçiyoruz. Yıllardır hepimizin yakından takip ettiği Ekrem Başkan’ın İstanbul’da başlattığı halkçı yönetim anlayışı, hepimize bir şey gösterdi: Yönetmek, tepeden bakanların değil; halkın içinden gelenlerin işidir. İsrafın değil; hizmetin, gösterişin değil; samimiyetin peşinden gidenler başarılı olur. İstanbul’da yakalanan bu umut havası, Bahçelievler’de de, Türkiye’nin dört bir yanında da karşılık buldu.
Elbette bu mesele sadece siyaset meselesi değil; bu bir kültür meselesi. Yani komşusunu tanıyan, mahallesine sahip çıkan, sokağındaki çocuğun geleceğini düşünen bir kültür… Ötekileştirmeden, kimseyi dışlamadan, kimsenin fikrini yok saymadan; mahalleyi hep birlikte yönetmek, ortak akılla güzelleştirmek mümkün. Bu kültür yaşarsa, Bahçelievler de İstanbul da Türkiye de güzelleşir. Ben de bu kültürle büyümüş bir Bahçelievler çocuğu olarak, bu semtin bu güzel ruhunu kaybetmemesi için ne gelirse elimden yapmaya çalışırım. Çünkü inanırım ki, halka hizmet Hakk’a hizmettir.
Bu yüzden, bir gün kapınızı çalıp halinizi hatırınızı sorarsam şaşırmayın. Pazarda karşılaşırsak birlikte domates seçeriz, çay bahçesinde selamlaşırsak oturup iki lafın belini kırarız. Çünkü bu mahalle bizim; bu sokaklar, bu pazar, bu parklar, bu hikâye hepimizin. Bu yüzden birbirimize sahip çıkmak, bu kültürü yaşatmak hepimizin sorumluluğu.
ON2AY Haber Sitesi’nde bu satırları okuyan tüm komşularıma gönülden teşekkür ediyorum. Bu mahallenin hikayesi bitmedi, güzel günlerde yeniden kapı önünde kahveler içeceğimiz, çocukların gönlünce sokaklarda oynayacağı o günleri birlikte getireceğiz.
Sevgiyle, dayanışmayla ve mahalle ruhuyla…
………………………………………………………………………………………………………
on2aybahcelievler.com haber sitesinde yayınlanan makalelerin tüm bilimsel, içeriğe dair, dilsel, yasal sorumluluğu yazarlarına aittir…
