Adem Çekem’den çarpıcı değerlendirme…
Bahçelievler’in yakından tanıdığı hayırsever iş insanı ve Makine Mühendisi Adem Çekem, Cumhuriyet Halk Partisi’nde son dönemde yaşanan tartışmaları ve parti içindeki değişim sürecini kaleme aldı. Çekem, örgüt iradesinin güçlendirilmesi, liyakat ve parti içi demokrasinin önemine dikkat çekerek, “O’cu, bu’cu olmaya gerek yok. CHP’li olmak yeterlidir” mesajı verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin çeşitli kademelerinde uzun yıllar görev yapan, 2009-2014 yılları arasında İstanbul İl Genel Meclis Üyesi olarak hizmet veren ve CHP Bahçelievler İlçe Başkanlığı binasının alınmasında önemli katkıları bulunan Adem Çekem, partide yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme kaleme aldı.
Partinin hiçbir kademesinde görev talebinde bulunmadığını belirten Çekem, CHP’de yaşanan tartışmaların kendisini derinden üzdüğünü ifade ederek, örgüt iradesi, liyakat ve siyasi ahlak vurgusu yaptı.
İşte Adem Çekem’in kaleminden dikkat çeken değerlendirmeler:
GÜNAHSIZ OLAN İLK TAŞI ATSIN…
HZ. İSA’NIN SÖZÜNDEN BUGÜNE
“İçinizde günahsız olan varsa ilk taşı o atsın…”
Hz. İsa’nın yüzyıllar önce söylediği bu sözün yalnızca bir kalabalığı susturmak için değil, insanlığın vicdanına bırakılmış büyük bir sorgulama olduğunu düşünüyorum.
Bugün siyasette taşı eline alanların ne kadarının vicdanıyla yüzleştiğini sormak gerekiyor. Adalet dağıtanların kendi yanlışlarıyla hesaplaşmadan başkalarını yargılaması ne kadar doğrudur?
ÖRGÜT EMEĞİ VE KARİYER SİYASETİ
Bir partiyi büyüten şey kürsülerde yapılan konuşmalar değil, sokakta emek veren örgüt neferleridir.
Ne yazık ki zaman zaman emek verenler geri planda kalırken, ilişkileri güçlü olanların ön plana çıktığına tanıklık ediyoruz. Oysa siyasette esas olan kişilere değil, ilkelere bağlılıktır.
Örgütün sırtında yükselerek siyaset yapanlarla örgüt için mücadele edenlerin aynı kefeye konulmaması gerekir.
LİYAKAT VE ADALET TARTIŞMASI
Yıllarını partiye vermiş insanların küstürüldüğü, emek vermeyenlerin ödüllendirildiği dönemler yaşandı.
Bugün gençlerin siyasete umutla bakabilmesi için liyakat ilkesinin sözde değil, uygulamada da hayata geçirilmesi gerekiyor.
Gençler artık sadece slogan duymak istemiyor; adaletin ve fırsat eşitliğinin gerçekten var olduğunu görmek istiyor.
ÖRGÜTÜN SESİ KISILMAMALI
Birlik, herkesin susması değildir.
Gerçek birlik; herkesin korkmadan konuşabildiği, eleştirinin düşmanlık olarak görülmediği bir siyasi kültürdür.
Örgüt iradesinin güçlenmesinden rahatsızlık duyan anlayışlar, aslında partinin geleceğini de zayıflatmaktadır.
CHP’DE DEĞİŞİM TARTIŞMALARI
Parti içerisinde yaşanan değişim tartışmalarında geçmişle yüzleşmeden sağlıklı bir gelecek kurulamayacağını düşünüyorum.
Bugün geçmiş dönemleri eleştirenlerin önemli bir kısmı, o dönemlerin karar süreçlerinde de yer aldı. Bu nedenle özeleştiri yapılmadan yalnızca suçlama diliyle ilerlemek mümkün değildir.
Kılıçdaroğlu döneminde yapılan hatalar elbette vardır. Ancak o dönemin sorumluluğunu yalnızca bir kişiye yüklemek de gerçekçi değildir.
ÖN SEÇİM VE ÖRGÜT İRADESİ
CHP’nin geleceği açısından ön seçim mekanizmasının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Örgütün karar süreçlerine daha fazla katıldığı, tabanın söz sahibi olduğu bir yapı, partiye olan güveni de artıracaktır.
Değişim söylemlerinin karşılık bulabilmesi için uygulamada da somut adımların görülmesi gerekir.
BUGÜNÜN DEĞİL, DÜNÜN DE SORUNU
Bugün konuşulan birçok konu aslında yeni değildir.
Parti içerisinde yıllardır dile getirilmeyen, ertelenen ya da görmezden gelinen sorunların birikimi bugün daha görünür hale gelmiştir.
Bu nedenle çözüm, taraflaşmayı büyütmek değil; ortak aklı güçlendirmektir.
“BEN CHP’LİYİM”
Ben CHP’liyim.
O’cu ya da bu’cu değilim.
Partiye üye olduğumda ne Kemal Kılıçdaroğlu vardı, ne Ekrem İmamoğlu, ne de Özgür Özel.
Ben iki kişilik büyük bir ekibin parçasıyım.
Birisi Mustafa Kemal Atatürk.
Diğeri ise şanslı ben.
Bugün de CHP’nin sade bir örgüt üyesi olarak düşüncelerimi paylaşmaya devam ediyorum.
Çünkü örgüt, bu partinin hem gülüdür hem de gerektiğinde yanlışlara karşı dikenidir.
