Babasını itfaiyeyi arattı
Bir çocuğun merhameti, bir babanın duyarlılığı ve itfaiye ekiplerinin özverisi… Üç gündür mahsur kalan bir güvercin özgürlüğüne kavuşurken ortaya toplum adına umut veren bir tablo çıktı.

Üç gündür camekân ile duvar arasında mahsur kalan güvercin, ilkokul öğrencisi Öykü Özgün’ün ısrarı üzerine yapılan ihbarla İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Küçük bir çocuğun vicdanı, kamu görevlilerinin duyarlılığıyla birleşince ortaya yürekleri ısıtan bir insanlık hikâyesi çıktı.
İlkokul 3. sınıf öğrencisi Öykü Özgün, yaşadığı sitede bulunan bir bloğun üçüncü katında, camekân ile duvar arasına sıkışan güvercinin günlerdir çıkamadığını fark etti. Hayvanın üç gündür mahsur kaldığını öğrenen Öykü, babası Yusuf Ragıp Özgün’e ısrarla İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’ni aramasını söyledi.
Babasının “çok acil bir durum olmadığı için çekiniyorum” demesine rağmen vazgeçmeyen Öykü, ihbarın yapılmasını sağladı.
“Keşke herkes senin gibi olsa”
İhbarı alan görevliye durumu anlatan baba Yusuf Ragıp Özgün, telefonda kuşun mahsur kaldığını ve çok acil bir olay olmadığı için aramaktan çekindiğini ifade etti.
Görevlinin verdiği cevap ise unutulmayacak cinstendi.
“Abim, keşke herkes senin gibi olsa. Senin canını yerim.”
Bu sözler, yalnızca bir güvercinin değil, toplumsal vicdanın da hâlâ canlı olduğunun göstergesi oldu.
Ekipler kısa sürede geldi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı.
Titiz bir çalışmayla bulunduğu yerden çıkarılan güvercin, ekiplerin elinden bırakılır bırakılmaz kanat çırparak gökyüzüne uçtu.
Kurtarma çalışmasını gerçekleştiren itfaiye görevlisi de Yusuf Ragıp Özgün’e,
“Merkezdeki abimin sana selamı var” ifadelerini kullandı.
Özgün ise,
“Sen de ona selam söyle. Allah ondan razı olsun” sözleriyle teşekkür etti.
Beklentisiz mutluluk
Yaşananları ON2AY Haber Sitesi yazarı Ertuğrul Özgün ile paylaşan Yusuf Ragıp Özgün, olayın kendisinde bıraktığı duyguyu, Sokrates’in Savunma eserine atıfta bulunarak şu sözlerle anlattı:
“Sokrates, Savunma kitabında menfaatten bahseder ya… Bu mutluluk, ucunda hiçbir menfaat ya da beklenti olmayan bir mutluluktu. Garip olan da buydu.”
Minik Öykü’nün merhametiyle başlayan, İstanbul İtfaiyesi’nin duyarlı yaklaşımıyla tamamlanan bu küçük olay, aslında büyük bir toplumsal mesaj verdi. Bazen bir çocuğun vicdanı, yetişkinlere unutmaya başladıkları en temel değeri yeniden hatırlatabiliyor: Her can değerlidir.
