Celal Bilgen’den tarihî bakış

0

Tarihçi, yazar ve televizyon programcısı Celal Bilgen, ON2AY TV’de Gazeteci Eşref Eker’in sorularını yanıtladı. Lozan Antlaşması’nın tarihsel sürecini değerlendiren Bilgen, Osmanlı’nın son döneminde imzalanan anlaşmalardan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne kadar uzanan süreçle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Lozan, Celal Bilgen, ON2AY TV'de Gazeteci Eşref Eker

Tarihçi, yazar ve televizyon programcısı Celal Bilgen, ON2AY TV’de Gazeteci Eşref Eker‘in konuğu oldu. Lozan Antlaşması‘nın yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen söyleşide Bilgen, Osmanlı Devleti‘nin son döneminde imzalanan anlaşmaları kronolojik sırayla değerlendirirken, Lozan Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti açısından taşıdığı öneme ilişkin görüşlerini paylaştı.

“Osmanlı’nın son dönemindeki anlaşmaları değerlendirdi”

Bilgen, Osmanlı Devleti’nin son döneminde imzalanan Ayastefanos, Mondros ve Sevr anlaşmalarının devletin toprak bütünlüğü üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu öne sürdü. Buna karşılık Mudanya Ateşkes Anlaşması’nın Cumhuriyet ilan edilmeden önce önemli kazanımlar sağladığını ifade eden Bilgen, Trakya ve Karaağaç’ın bu süreçte yeniden Türk egemenliğine geçtiğini söyledi.

“Lozan görüşmeleri zorlu geçti”

Lozan Konferansı’nın 20 Kasım 1922’de başladığını ve yaklaşık sekiz ay sürdüğünü hatırlatan Bilgen, Türk heyetinin kapitülasyonlar ve Osmanlı borçları konusunda yoğun müzakereler yürüttüğünü belirtti.

Bilgen, İsmet İnönü başkanlığındaki heyetin Osmanlı borçlarının tamamını kabul etmediğini, yapılan görüşmeler sonucunda borçların belirli bir bölümünün taksitlendirilerek ödenmesi konusunda uzlaşmaya varıldığını ifade etti.

“Lozan, Türkiye’nin tapusu”

Lozan Antlaşması’nın yalnızca bir barış anlaşması olmadığını dile getiren Bilgen, anlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki hukuki temellerini oluşturduğunu savundu.

Bilgen, Lozan’ın yeni kurulan devletin bağımsızlığını ve sınırlarını uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altına aldığını belirterek, “Lozan, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur.” değerlendirmesinde bulundu.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne de değindi

Söyleşide 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne de değinen Bilgen, sözleşmeyle Türkiye’nin boğazlar üzerindeki egemenlik haklarının güçlendiğini ifade etti.

Bilgen, Montrö’nün Karadeniz’deki askerî denge açısından da Türkiye’ye önemli yetkiler kazandırdığını dile getirdi.

Cafer Tayyar Eğilmez örneğini anlattı

Programın sonunda Bilgen, Kurtuluş Savaşı komutanlarından Cafer Tayyar Eğilmez’in yaşamından bir kesiti de izleyicilerle paylaştı.

Bilgen, Eğilmez’in Yunanistan’daki esaretinin ardından Türkiye’ye dönüşünde, kendisini ihbar ettiği köy halkının cezalandırılması yerine o köye okul yapılmasını istediğini anlatarak, bu yaklaşımın eğitimin önemini gösteren anlamlı bir örnek olduğunu söyledi.

Konuşmasını Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünü anarak tamamlayan Bilgen, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını ifade etti.

What do you feel about this?

Bir yanıt yazın

error: İçerik korunmaktadır !!