Sıkı para politikasının sahadaki faturası

0

ON2AY Haber Sitesi İmtiyaz Sahibi, Siyaset Bilimci, Ekonomi Uzmanı ve O. Endüstri Yüksek Mühendisi Gökhan Arslan yazdı: Yüksek faiz, daralan piyasa ve biriken kamu borçları nedeniyle ayakta kalmakta zorlanan esnaf af değil; ana paranın korunduğu, gecikme faizlerinin düşürüldüğü ve uzun vadeye yayılan rasyonel bir yapılandırma bekliyor.

Gökan Arslan, Esnah alamıyor

Mehmet Şimşek yönetiminde uygulanan sıkı para politikası; enflasyonla mücadele ve mali disiplin açısından rasyonel, hatta gecikmiş bir devlet refleksidir.

Buna kimsenin itirazı yok.

Ancak her ağır ameliyatın bir yan etkisi, her sert politikanın da sahada ödenen bir faturası vardır. Bugün bu faturayı en ağır biçimde ödeyen kesimlerin başında esnaf geliyor.

Çünkü Türkiye’de esnafın büyük bölümü devasa öz sermayelerle değil, günlük nakit akışıyla ayakta duruyor. İşler yavaşladığında bankaya koşuyor ancak bugünkü faiz oranlarıyla kredi kullanmak, kanamayı durdurmak değil yaraya tuz basmak anlamına geliyor.

Kredi kullanmadığında ise vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçları birikiyor. Bu borçların üzerine ağır gecikme faizleri ekleniyor. Sistemin her tarafı faizle örülmüşken esnafa “Kendi yağınla kavrul” demek, rasyonel bir ekonomi yönetimi değil; işletmeleri fiilen boğmaktır.

SORUN KÖTÜ NİYET DEĞİL, ÖDEME GÜCÜ

Bürokrasinin düştüğü en büyük tuzaklardan biri, ödenemeyen her borcu doğrudan “vergi kaçırma” veya “kötü niyet” olarak değerlendirmesidir.

Oysa sokaktaki esnaf vergisini ödemekten kaçmıyor, SGK primini inkâr etmiyor. Ortada bir niyet krizi değil, ödeme gücü krizi bulunuyor.

Bir ay satışlar düşüyor. Diğer ay piyasadan beklenen çek dönüyor. Ardından kira, personel maaşları ve diğer işletme giderleri kapıya dayanıyor. Bütün bunların üzerine bir de katlanarak büyüyen faizleriyle vergi ve SGK borçları ekleniyor.

Devlet alacağını elbette tahsil edecektir. Ancak tahsilat yapılırken işletmenin yaşamaya devam edip edemeyeceğine bakmak da devlet aklının gereğidir.

Borcunu dürüstçe ödemeye çalışan bir esnafı faiz yükünün altında ezerseniz, günün sonunda ortada tahsilat yapılabilecek bir vergi levhası bile bulamazsınız.

KAPANAN HER KEPENK ZİNCİRLEME KAYIPTIR

Ankara’daki bir bürokrat için kapanan dükkân, istatistik tablosunda eksilen “bir” rakamından ibaret görünebilir.

Fakat sokağın gerçekliğinde bir kepengin inmesi, yanında çalışan iki kişinin artık evine ekmek götürememesi demektir.

Mal alınan tedarikçinin zincirleme biçimde zarar görmesi demektir.

Devletin düzenli bir vergi ve SGK geliri kaleminden kalıcı olarak mahrum kalması demektir.

Mahalledeki küçük ekonomik ekosistemin çökmesi demektir.

Bu nedenle esnaf politikası yalnızca bir “tahsilat politikası” olarak görülemez. Esnaf politikası aynı zamanda bu ülkenin istihdam, üretim ve sosyal barış politikasıdır.

AF DEĞİL, RASYONEL YAPILANDIRMA

Netice-i kelam…

Bugün esnafın devletten beklediği, geçmişteki gibi popülist bir “af” veya “borç silme” illüzyonu değildir.

Talep son derece açık ve rasyoneldir: Öngörülebilir ve ödenebilir bir sistem.

Borcun ana parası korunsun, devlet alacağından vazgeçmesin. Ancak katlanarak büyüyen gecikme faizleri makul ve ödenebilir seviyelere çekilsin.

Borçlar, işletmelerin nakit akışını boğmayacak şekilde uzun vadelere yayılsın. İstihdamı koruyan ve bütün zorluklara rağmen dükkânını açık tutan esnafa ilave bir nefes alanı sağlansın.

EKONOMİ YALNIZCA RAKAMLARDAN İBARET DEĞİLDİR

Mali disiplin elbette önemlidir. Ancak ekonomi yalnızca rakamlardan ve makroekonomik tablolardan ibaret değildir.

Ekonomi aynı zamanda sanayideki ustadır, köşe başındaki bakkaldır, yıllardır üç-beş kişiye istihdam sağlayan aile işletmesidir.

Esnaf, boğazına dolanan ipin kesilmesini değil; yalnızca biraz gevşetilmesini istiyor.

Çünkü devletin güçlü olması için vergi toplaması ne kadar gerekliyse o vergiyi ödeyecek esnafı yaşatması da o kadar önemlidir.

Cebinize, emeğinize ve inatla açık tuttuğunuz kepenginize iyi bakın.

Not: Bu köşe yazısında yer alan görüş ve değerlendirmelerin tüm sorumluluğu yazara aittir.

What do you feel about this?

Bir yanıt yazın

error: İçerik korunmaktadır !!